Anafilaksi, ani oluşan, çok ağır olabilen, bağışıklık sisteminin aşırı hassasiyet reaksiyonudur. Damariçi kas gevşetici, lateks ve aspirin nedeniyle oluşan anafilaksi kadınlarda, böcek sokmalarına karşı oluşan anafilaksi ise erkeklerde daha sık görülür. Çalışmaların çoğunda penisilin, böcek sokmaları, insülin ve kas gevşetici ilaçların neden olduğu anafilaksi yaygınlığında, atopik (genetik olarak alerjiye daha meyilli) ve atopik olmayan  kişiler arasında fark bulunmamıştır. Atopi, besin yoluyla alınan antijenler, lateks, egzersiz anafilaksisi, sebebi belirlenemeyen anafilaksi için bir risk faktörüdür. Anafilaksinin sıklığı, polen alerjisi tedavisi alan hastalarda polen sezonu sırasında artar. 

 

NEDENİ VE BELİRTİLER:

Anafilaksinin en sık nedeni gıdalardır. Yer fıstığı, ağaç fındıkları, balık, deniz ürünleri, bazı meyveler (kivi, muz, portakal vs) ve tohumlardır. Çok az miktarda gıda alımı, hatta buharının veya tozunun solunması dahi anafilaksiye neden olabilir. Gıda alımı sonrası egzersiz de anafilaksi gelişimine yol açabilir. Deniz ürünleri, buğday, üzüm, şeftali, yumurta, portakal, elma, fındık, peynir alımını takiben yapılan egzersiz sonrasında anafilaksi vakaları bildirilmiştir. Kişisel atopi hikayesi, ileri yaş, daha önce bilinen gıda alerjisi olması, kontrol altında olmayan astım, gıda nedeniyle oluşan anafilaksinin şiddetini artırır. İlaçlar, besinlerden sonra ikinci en sık anafilaksi nedenidir. Antibiyotikler ve nonsteroid antiinflamatuar ilaçlar (ağrı kesiciler) en çok görülen anafilaksi nedenidir. Bir diğer anafilaksi nedeni de böcek sokmalarıdır. Ülkemizde yapılan birkaç çalışmada, arı sokmasına bağlı anafilaksi sıklığı yüzde 2 civarında bulunmuştur. Lateks alerjisi de anafilaksi için zemin oluşturabilir.

 

Anafilaksinin belirtileri oldukça değişkendir. Hafif deri döküntüsünden, ölümcül reaksiyona kadar geniş bir yelpazede değişkenlik gösterebilir. Semptomlar çocuk ve erişkinlerde benzerdir. Bulgular ne kadar erken başlar ise, anafilaksinin o kadar şiddetli seyredeceği öngörülebilir. Alerji kaynağı enjeksiyon yoluyla uygulanmışsa belirtiler genellikle ilk 5-30 dakikada ortaya çıkar. Ağız yoluyla alınmşsa, semptomların ortaya çıkması 2 saati bulabilir. Anafilaktik reaksiyonda hastaların yüzde 90’ından fazlasında cilt bulguları göze çarpar. Genellikle geçicidir ve 24-48 saat içinde kaybolur. Ürtiker, yüzde ödem, dudaklarda ve dilde şişlik, kol ve bacaklarda ödem ve kaşıntı bunlar arasında sayılabilir. Ayrıca solunum sıkıntıları da oluşabilir. Havayolunun ödem nedeniyle tam sıkışması, anafilaksiye bağlı ölümlerin en sık nedenidir. Ön belirti olarak seste kalınlaşma, boğazda tıkanma hissi olabilir. Ayrıca karında kramp, bulantı, kusma ve ishal gibi sindirim sistemiyle ilgili belirtiler de görülebilir, baş dönmesi, titreme, nöbet, bilinç kaybı, zayıf nabız, taşikardi, aritmi, dşük tansiyon da diğer anafilaksi bulguları arasında yer alır. Baş ağrısı, özellikle egzersizle ortaya çıkan anafilakside gözlenir. Anafilaktik hastaların yüzde 70’i solunum komplikasyonları, yüzde 24’ü ise kalp damar komplikasyonlar nedeniyle kaybedilir. Anafilaksiye bağlı ölüm nadirdir ve çoğu önlenebilir.

TEŞHİS VE TEDAVİ:

Anafilaksinin teşhisi, dramatik seyri nedeniyle kolayca konur. Laboratuvar testleri de ayırıcı tanıda yardımcı olabilir. Bazı kan ve idrar testleri ayırıcı tanıda kullanılabilir. Tedavide ise acil müdahale önemlidir.  Hastanın o anki durumu, altta yatan mekanizma, ilaçların bilinen aktiviteleri tedavide temel alınır. Tedaviye çabuk başlanması ve hastanın hızlı değerlendirilmesi önemlidir. Alerjik hastalıkların hepsinde olduğu gibi bilinen alerjenlerden kaçınmak en önemli koruyucu önlemdir. İlaç alerjisi olan hastalarda gerekirse alternatif ilaçlar kullanılmalıdır. Genel olarak anafilaksiyi engellemek zor olsa da koruyucu önlemlerle sıklığını ve şiddetini azaltmak mümkündür. Riskli hastaların belirlenip hasta eğitimi yapılması etkilidir. Böcek sokmalarına karşı duyarlılığı olanlar, gıda, lateks alerjisi ve sebebi bilinmeyen anafilaksisi olan hastalar bu gruba girer. Ayrıca hastalar, durumlarını belirten kartlar taşımalı, kendi kendilerine enjekte edebilecekleri kalem şeklinde epinefrin kitlerini yanlarında bulundurmalıdır.

 

İlgili branşlar: Acil Tıp, Göğüs Hastalıkları, Çocuk Hastalıkları ve Sağlığı, Dahiliye

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here