Makatta çatlak olarak da bilinen anal fissür, anüs bölgesinin dış ağzında oluşan çatlak ve yırtıklardır. Ani olarak başlayan bu çatlakların iyileşmemesi durumunda süreğen bir durum görülebilir. En sık 20-40 yaşlarında görülür. Her iki cinsiyeti eşit biçimde etkiler.

 

NEDENİ VE BELİRTİLER:

Anüs bölgesi, yoğun sinir ucu bulunan bir anatomik yapıdır. Bu nedenle çok hassas bir bölgedir. İki farklı ve iç içe yerleşik kas tabakası tarafından sarılıp sıkılmaktadır. Son derece ağrılı olan bu yırtıklar kaslarda spazma yol açarak daha fazla basınca maruz kalırlar ve kan dolaşımları yetersiz kaldığı için yırtık iyileşme şansı bulamaz. Hastalar dışkılarken şiddetli yanma, ağrı duyarlar. Sanki küçük cam kırıkları çıkarıyormuş gibi hissederler. Bazen kanamalar da görülebilir. Ağrının çok şiddetli olması nedeniyle hastaların bir kısmı tuvalete gitmekten çekinirler. Asıl ağrı, dışkılamanın bitiminde ortaya çıkar ve saatlerce sürebilir. Bu ağrılar kişiyi günlük yaşamından alıkoyacak kadar şiddetli olabilir. Sıklıkla hemoroid ile karıştırılır ve gereksiz, faydasız ilaçlarla tedavi edilmeye çalışılır. Bazı hastalar hemoroid ameliyatı bile geçirebilir. Çünkü fissürlerde birkaç hafta içinde dışarıda küçük bir meme oluşabilir ve bu meme hemoroid memesi ile karışabilir. Fissüre bağlı kanama taze, kırmızı renkte olur ve genellikle tuvalet kağıdının üzerinde veya dışkının üzerinde görülür. Çocuklarda makattan kanamanın en sık nedenidir. Ayrıca anal bölgede kaşıntı ve akıntı olabilir. Anal fissürün oluşmasında en önemli etken anal kanalın travmasıdır. Bu travmanın en sık nedenleri kabızlık durumunda sert bir dışkının çıkması veya tekrarlayan ishal nöbetleridir. Özellikle vücut dışkılamaya hazır değilken yapılan zorlu dışkılamalar veya makatın çok tahriş olduğu ishal durumlarında bu bölgede yırtıklar oluşabilir. İnsanda dışkı kaçırmayı önleyen anal sfinkter kasındaki aşırı kasılma (spazm) özellikle süreğen fissürlerde önemli faktördür. Travma dışında anüs kanseri, bazı enfeksiyonlar, cinsel yolla bulaşan hastalıklar, Crohn hastalığı ve kan kanseri diğer nedenlerdir.

Anal fissürde en sık belirtiler dışkılama sırasında şiddetli, yanma şeklinde ağrı ve kanamadır. Ağrının çok şiddetli olması nedeniyle hastaların bir kısmı tuvalete gitmekten çekinirler. Kanama taze, kırmızı renkte olur ve genellikle tuvalet kağıdının üzerinde veya dışkının üzerinde görülür. Çocuklarda makattan kanamanın en sık nedenidir. Ayrıca anal bölgede kaşıntı ve akıntı olabilir.

 

TEŞHİS VE TEDAVİ:

Teşhis fizik muayene (rektal tuşe) ve ışıklı bir aletle (anoskopi-rektosigmoidoskopi) anal kanalın incelenmesi sonucu konur. Aşırı ağrılı vakalarda bu muayene yapılamayabilir. Tedavide amaç, fissürün iyileşmesini sağlayacak anal sfinkter kasındaki spazmın ortadan kaldırılarak dışkılama sırasında anal kanalda yırtılmayı önlemektir. Ani (akut) gelişen anal fissürlerin yüzde 80-90’ı medikal yöntemlerle iyileşirken, süreğen olan fissürlerde bu yüzde 40 civarındadır. Başlangıç tedavisi kabızlığın giderilmesi ve dışkının yumuşatılması ile sıcak su oturma banyolarıdır. Sıcak su oturma banyosunun günde birkaç kez 10-20 dakika kadar yapılması anal sfinkter kaslarının gevşemesine yol açarak fissürün iyileşmesini sağlar. Medikal tedaviyle iyileşmeyen kronik  vakalarda iç bölümdeki kasların kısmen kesilmesi ile kasılmanın etkisi ortadan kaldırılır ve iyileşme sağlanır. Cerrahi tedavi ile fissürlerin yüzde 93 ila 97’si birkaç ay içerisinde iyileşir. Bu ameliyattan sonra genellikle dışkı kaçırma ile ilgili bir sorun olmaz.

Sık karşılan bir sorun ameliyata rağmen iyileşmeyen fissürlerdir. Bu hastaların çoğunda yapılan incelemeler yanlış kasın kesilmiş olduğunu ortaya koymaktadır. Bu nedenle çok basit görünse de ameliyatın deneyimli bir cerrah tarafından yapılması çok büyük önem taşımaktadır. Akut anal fissür medikal tedavi ve hayat tarzı değişiklikleri ile iyileşir. Ancak tedaviye ve tüm önlemlere rağmen 6-8 hafta içinde nüksederse bu duruma kronik anal fissür denir.

Önerilen Branşlar: Aile Hekimliği, Genel Cerrahi, Çocuk Cerrahisi

CEVAP VER

Lütfen Yorumunuzu Giriniz
Adınızı giriniz