Aplastik Anemi Nedir? Nadir görülen bir hastalık olan aplastik anemi, milyonda yaklaşık 15 kişiyi etkileyen bir kemik iliği hastalığıdır.

 

NEDENİ VE BELİRTİLER:

Kan hücrelerinden alyuvarlar, vücudun tüm bölümlerine oksijen taşır; akyuvarlar, vücudun enfeksiyonlarla savaşmasına yardımcı olur; tormbositler (plateletler) ise kanamanın kontrol altına alınmasına yardımcı olur. Bu hücreler kemik iliğinde üretilir. Aplastik anemide kemik iliğinde kan hücrelerinin üretimi durmuş veya çok azalmıştır. Çoğu vakada, doktorlar aplastik aneminin nedenini bilmezler. Hastaların yaklaşık yüzde 20’sinde, hastalık kalıtsal yolla geçmiş bir bozukluk asıl nedendir. Aplastik anemi ayrıca yüksek dozda radyasyona veya bazı kimyasallara ya da virüslere maruz kalınmasından da kaynaklanabilir. Çoğu kişide aplastik aneminin otoimmün hastalık olduğuna dair bulgular vardır. Bu, vücudun bağışıklık sisteminin kendisine saldırması anlamına gelir. Bağışıklık sistemi kemik iliğine saldırır ve yeterli kan hücresi üretmesini engeller.

Aplastik anemi belirtilerinin şiddeti, kan hücresi sayısına bağlıdır. Düşük alyuvar sayısı, kişinin yorgun veya zayıf hissetmesine, nefessiz kalmasına ve solgun gözükmesine neden olabilir. Akyuvarların düşmesi, sık veya şiddetli enfeksiyonlara neden olabilir. Trombosit düşüşü ise kolay kanamaya, kanamaların zor durdurulmasına veya cilt altında kızarma ve kırmızı noktalara (peteşi) neden olabilir. Orta şiddette aplastik anemisi olan bir kişide, bu semptomlar hafif veya orta şiddette gözlemlenebilir. Şiddetli veya çok şiddetli aplastik anemisi olan bir kişide, enfeksiyonlar veya kanamalar hayatı tehdit eder boyuta ulaşabilir.

 

TEŞHİS VE TEDAVİ:

Aplastik anemi teşhisinde en sağlam yol gösterici, kan ve kemik iliği örneklerinin incelenmesiyle olur. Kandaki alyuvar, akyuvar ve trombosit sayılarının tamamına bakılır. Kemik iliğinden alınabilecek iki tür örnek vardır. Kemik iliği aspirasyonunda, iğne kullanılarak az miktarda sıvı kemik iliği alınır. Kemik iliği biyopsisinde, özel bir iğne kullanılarak tam kemik iliği parçası alınır. Aspirasyon ve biyopsi örnekleri genellikle kalça kemiğinin arka kısmından alınır. Orta şiddette aplastik anemi zamanla şiddetli hale gelir, bu nedenle doktorlar hastalığın değişiklik belirtilerini takip eder.

Tedavide iki standart yöntem vardır. Bağışıklık sistemi baskılayıcı tedavi ve transplantasyon (kemik iliği nakli). Kemik iliği naklinin tedaviden kısa süre sonra yaşamı tehdit edici yan etki riskleri vardır ama daha uzun süreli bir iyileşmeye olanak sağlar. Bağışıklık sistemini baskılayıcı tedavinin ise daha az, kısa vadeli riski vardır, ancak çoğu hastada tam iyileşme sağlanamaz ve uzun vadeli tedavilere gereksinim ortaya çıkar. Yaşı 40 veya daha genç hastalarda genellikle uygun bir uyumlu kardeş bağışçı da varsa, kemik iliği nakli uygun görülür. 40 yaşından yaşlı ve uygun bir kardeş bağışçısı bulunmayan hastalar için ise çoğunlukla bağışıklık sistemini baskılayıcı tedavi denenir. Yaş, tedavi tercihlerindeki belirleyici faktörlerden sadece biridir. Bir hasta üç ila dört ay içinde bağışıklık sistemini baskılayıcı tedaviye yanıt vermezse, bir kardeşten veya akrabalık ilişkisi olmayan bir bağışçıdan ya da kordon kanı bankasından da kemik iliği nakli seçeneği değerlendirilebilir. En uygun tedaviye hasta ve doktoru beraber karar vermelidir.

Ağır veya çok ağır aplastik anemisi olan hastalarda tedavinin acilen planlanması gereklidir. Bu hastalar destekleyici tedavilere de ihtiyaç duyar. Aplastik aneminin tedavisiyle ilgili araştırmalar ve hastaların da dahil edildiği klinik deneyler devam etmektedir. Bu çalışmalar, doktorların tedavileri geliştirerek daha fazla hastada daha iyi sonuçlar elde edebilmelerine yardımcı olmaktadır. Kan nakilleri de aplastik aneminin semptomlarını yönetmede önemli bir seçenektir. Ateş veya farklı enfeksiyon belirtileri gözlemlenirse, enfeksiyonun hızla tedavi edilmesi hayati önem taşır.

 

Önerilen Branşlar: Aile Hekimliği, Hematoloji, Hematolojik Onkoloji

CEVAP VER

Lütfen Yorumunuzu Giriniz
Adınızı giriniz