Anoreksiya Nervoza Nedir?

Anoreksiya Nervoza Nedir?

Anoreksiya Nervoza genellikle ergenlik çağında görülen ve kızları daha çok etkileyen yeme bozukluğudur. Anoreksiya nevroza, kişinin kendisini aşırı şişman hissedip diyet yaparak ileri derecede zayıflaması ile kendini belli eder.

Anoreksiya nervoza nedenleri

Beden ağırlığı ve biçimiyle zihinsel olarak aşırı meşgul olan bireyler, kilo almaktan aşırı korkar ve şiddetle zayıf olmayı arzular. Nispeten seyrek görülen bir bozukluk olan anoreksiya nevrozada belirtiler çoğu zaman yadsınır, kabul edilmez ya da gizlenir.

Ergenlik (adolesan) dönemindeki kızlar ve genç kadınlar yüksek risk gruplarındandır. Yeme bozukluğu hastalarının önemli bölümünü 12-35 yaş arası kadınlar oluşturur. Anoreksiya nervozada diğer yeme bozukluklarına nazaran (anoreksiya bulimia) hastalık daha ağır seyreder; hastalarda bedensel sorunlara daha çok rastlanır.

Hastalığın gelişmesindeki etkenlerden biri özsaygı sorunudur. Kendilerini ve bedenlerini acımasızca eleştirirler, mükemmeliyetçi yapıdadırlar. Kilo alma ve şişmanlık korkusu inatçı seyirdedir. Yeme bozukluklarının gelişiminde aile yapısı ve işlevinde bozulma olduğu gözlenmektedir.

Ebeveynin bakım yetersizliği ve aşırı koruyuculuğu dikkati çeker. Bireylerin aile ilişkileri sıklıkla bozulmuştur. Anoreksiya nervoza’ya, genellikle kaygı bozukluğu, panik bozukluğu, obsesif kompulsif bozukluk gibi diğer psikiyatrik hastalıklar eşlik etmektedir.

Genetiğin de hastalığın gelişiminde önemli katkısının olabileceği düşünülmektedir. Ancak pekçok hastanın ailesinde yeme bozukluğu hikayesi saptanamamıştır.

Anoreksiya nervoza belirtileri

Fiziksel belirtilerin çoğu açlığa bağlı olarak ortaya çıkar. Soğuğa karşı hassasiyet, mide boşalmasının yavaşlaması, kabızlık, kan basıncı düşüklüğü, nabzın yavaşlaması bunlardan bazılarıdır.

Kusma ve bağırsakları yumuşatan veya idrar sökücü ilaçların kontrolsüz kullanımı, kanda potasyum düşüklüğü olmak üzere, hayatı tehdit edebilen elektrolit bozukluklarına yol açabilir. Nadiren de olsa, kalpte ritim bozukluğuna neden olarak ölüme neden olabilir.

Hafif ya da orta derecede kansızlık ile lökositlerde azalma tipiktir. Yemeyi kısıtlama, çeşitli hormon bozuklukları ve adet kanamalarının kesilmesine yol açar, erken yaşta osteoporoz bulguları ortaya çıkar, kemik kırıkları riski artar. Y

emekten kaçınan bu hastalar, tam tersine başkaları için lezzetli yemekler hazırlamaktan hoşlanır. Gün içinde birçok kez tartılma ihtiyacı hissederler, kilodaki en ufak bir artış yoğun sıkıntı yaşatır.

Çoğu ergenin psikososyal, cinsel gelişimi gecikmiştir. Erişkinlerde hastalığın başlaması ile cinselliğe ilgi azalmıştır. Beraberinde depresyon, anksiyete, sosyal fobi, obsesyon, mizaç dalgalanmaları, cinsel istek kaybına sıkça rastlanır. İçe dönüklük, sosyal güvensizlik, aşırı saygılı, katı düşünme belirgindir.

Anoreksiya nervoza tanısı düşünülürken kilo kaybına yol açan başka bir tıbbi hastalığın olmamasından emin olunmalıdır.  

Yeme bozukluğu teşhisi nasıl konulur?

Bir kişi boyuna göre beklenen vücut ağırlığına kıyasla en az yüzde 15 daha zayıfsa yeme bozuklukları akla gelmelidir. Anoreksiya nervoza hastaları yeterli yemek yemeyi reddettikleri, bazen kendilerini kusmaya zorladıkları ve aşırı egzersiz yaptıkları için kilo alamaz ve zaman içerisinde tehlikeli olabilecek düzeylerde zayıflar.  

Anoreksiya nervoza tedavisi nasıldır?

Tedavide temel hedef kişinin kilosunun sağlıklı düzeylere gelmesini sağlamaktır. Hasta tedaviyi kabul etmiyor ya da ciddi metabolik sorunlar ortaya çıkmışsa, zorunlu olarak hastaneye yatırılması gerekebilir. Birey ve ailesinin tedaviye katılımı önemlidir.

Tedavide yeme bozuklukları terapisi 

Çoğu hasta belirtilerini daha hafif olarak yansıtır ve tedavi arayışlarına giren, endişelenen ailesi ve akranlarının durumu abarttığını düşünür; psikiyatr ile görüşmeye isteksizdir. Psikoterapide bireyin kimlik duygusunun, etkinliğinin artırılmasına yönelik basit destekleyici yöntemlerin yararlı olduğu gösterilmiştir.

Çoğu yeme bozuklukları tedavi programlarında birçok disiplin (psikiyatri, psikoloji, beslenme uzmanlığı, endokrinoloji, iç hastalıkları, kadın doğum, ortopedi) beraber çalışır. Aile tedavisi aile üyelerinin hastalık hakkındaki korkularını hafifletmek açısından yararlı olur.

Hastanede başarıyla tedavi edilmiş bireylerin bile yüzde 30 ila 50'sinin 1 yıl sonra yeniden yatışı gerekebilir. Bu nedenle hastaneye yatış sonrasındaki ayaktan tedavi, nüksü önlemek ve işlevselliği geliştirmek açısından mutlaka gereklidir. 

Anoreksiya nervoza’nın uzun süreli bir hastalık olduğu, hastaların yakın psikiyatrik takibinin gerektiği, belirli iyileşme dönemlerinin ardından anoreksiya hastalığın aralıklarla alevlenebileceği unutulmamalıdır.  

Önerilen Branşlar: Aile Hekimliği, Psikiyatri, Psikoloji, Beslenme ve Diyetetik, Endokrinoloi ve Beslenme Hastalıkları, Dahiliye, Jinekoloji, Ortopedi

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

yükleniyor
yukarı çık