Gebelik Tromboembolisi Nedir?

Gebelik Tromboembolisi Nedir?
Tromboemboli halk arasında pıhtı atması olarak bilinen dolaşım sorunudur. Tromboz pıhtılaşma, emboli de pıhtının damardan koparak akciğer, beyin gibi hayati organlara giderek oradaki damarları tıkaması anlamına gelir. Bu iki olaya birden tromboemboli denir. Gebelik, tromboemboli hastalık riskini 5-6 kat arttırır. Pıhtı sorununun gebelik döneminde oluşması gebelik tormboembolisi olarak adlandırılır. Tromboembolik rahatsızlıklar maternal (anne) ölümlerinin yaklaşık yüzde 20’sini oluşturur. Gelişmekte olan ülkelerde anne ölümlerinin genel sebebi doğum sonrası kanamalar iken gelişmiş ülkelerde tromboembolik rahatsızlıklar daha önde gelir.  

NEDENİ VE BELİRTİLER:

Hamilelilkte damar tıkanıklığı daha çok bacaklardaki toplar damarlarda oluşur. Derinde bulunan toplar damarlarda meydana gelen pıhtılaşmaya derin ven trombozu (DVT) denir. Bu toplar damarlardan kopan pıhtı akciğer, beyin gibi organlara giderek damar tıkanıklığına neden olur ve buna da venöz tromboemboli denir Hamilelik döneminde hiçbir şikayeti olmayan gebede bile pıhtılaşma faktörlerindeki değişiklikler, hareketsizlik ve rahmin damarlara bası yaparak kan akımını yavaşlatması gibi nedenlerle damar tıkanıklığına, dolayısıyla tromboemboliye de eğilim artar. Yaklaşık her 1000 gebelikten birinde görülür. Hamilelerde aynı yaştaki hamile olmayan kadınlara göre risk 10 kat daha yüksektir. Venöz tromboemboli saptanan hamile kadınların yaklaşık yüzde 40'ında kalıtsal pıhtılaşma bozukluğu gibi genetik yatkınlıklar söz konusudur. Bunun dışında obezite, diyabet, travma-kaza vb, hareketsiz yaşam, daha geçirilmiş damar tıkanıklığı öyküsü, inflamatuar bağırsak hastalıkları, sepsis ve ciddi enfeksiyonlar, orak hücreli anemi, hareketsiz geçen uzun süreli yolculuklar, 35 yaş üstü olmak, çok fazla doğum yapmış olmak, doğumun çok uzun sürmesi, sezaryen, preeklampsi (gebelik zehirlenmesi) gibi risk faktörleri hastalığa zemin hazırlar. Gebelikle alakalı tromboembolik rahatsızlıkların bir kısmı gebelik sırasında bir kısmı ise doğumdan sonra ortaya çıkar. En sık, son 3 ayda rastlanır. Doğum sonrası ilk hafta da en riskli dönemdir. Damar tıkanıklığı durumunda bacakta şişme, ödem, kızarma, morarma, ısı artışı, hassasiyet, ağrı gibi şikayetler dikkat çeker. Akciğere pıhtı atması (pulmoner emboli) gibi bir durum olmuşsa nefes darlığı, göğüs ağrısı, soluk borusundan kan gelmesi, hızlı nefes alma, nefes darlığı, aşırı bitkinlik gibi ciddi belirtiler meydana gelir. Gebeliğe bağlı tromboemboli hastalıklarının yüzde 80’i toplar damar, yüzde 20’si atar damar kaynaklıdır. Toplar damar tipinde tromboembolik hastalıkların yüzde 75’i ise DVT, yüzde 25’i pulmoner emboli tarzındadır.  

TEŞHİS VE TEDAVİ:

Hastanın şikayetleri, belirtiler ve fizik muayene teşhiste yol göstericidir. Ancak venografi veya filebografi ile impedans pletismografisi gibi görüntüleme tekniklerinin yanı sıra venöz doppler de teşhis için standart yöntemlerdir. Ancak karar verilemeyen durumlarda kandaki D dimer seviyelerine de bakılabilir. Belirtiler ve doppler bulguları arasında uyumsuzluk olduğunda ise MR uygulanabilir. Tedavide ağrı kesici, antikoagülan (kan sulandırıcı) ilaçlar ile yatak istirahati önerilir. Tedavi hamilelik süresince ve doğumdan sonra devam eder. Damar tıkanıklığına neden olan rahatsızlıklara göre tedavi şekli değişebilir.   Önerilen Branşlar: Aile Hekimliği, Kadın Hastalıkları ve Doğum, Dahiliye, Kalp Damar Cerrahisi, Kardiyoloji, Acil Tıp  
Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

yükleniyor
yukarı çık