Kan Uyuşmazlığı Nedir?

Kan Uyuşmazlığı Nedir?
Kan uyuşmazlığı, özellikle annenin kan grubunun Rh (-), babanınkinin ise Rh (+) olduğu durumlarda meydana gelir. Bu nedenle anne adayının kan grubunun doğumdan önce bilinmesi hayati önem taşır.  

NEDENİ VE BELİRTİLER: 

Hamilelikte oluşan kan uyuşmazlığı tespit edilmediği ve tedavi edilmediği takdirde anne ve bebeğin sağlığını tehlikeye sokabilir. Gerekli önlemlerin alınabilmesi için hamile kalmadan önce anne ve babanın kan gruplarının ve olası risklerin belirlenmesi gerekir. Genetik özelliklere göre belirlenmiş, 100’den fazla kan grubu olduğu bilinmekteDİR. Ancak genel olarak tespit edilen, evrensel olarak da kabul görmüş başlıca kan grupları ABO sistemiyle adlandırılır. Her bireyin kan grubu, asıl olan A, B, AB ve 0 gruplarından birine dahildir. Kan grupları ise kırmızı kan hücrelerinde bulunan ve savunma sistemini harekete geçiren proteinler olan antijenlere göre belirlenir ve buna göre adlandırılır. A grubu kana sahip kişilerde sadece A antijenleri, B grubunda sadece B antijenleri, AB grubunda her iki (A ve B) antijen bulunurken "O" grubu ise ne A ne de B antijenine sahiptir. Bunların dışında kan gruplarını daha da özelleştiren diğer antijenler de mevcuttur. Bunlardan en belirleyici olanı Rh faktörüdür. Kanında Rh antijeni bulunmayanlar Rh negatif (-), Rh antijeni bulunanlar Rh pozitif (+) olarak tanımlanır. İnsanların yüzde 85'inden fazlası Rh pozitifdir. Kan uyuşmazlığı özellikle annenin Rh (-), babanın Rh (+) olduğu durumlarda ortaya çıkan bir sorundur. Anne ve babanın kan grupları arasındaki farklar hamilelikte ciddi sorunlar ortaya çıkarabilir. Örneğin anne Rh (-), baba Rh (+) olduğunda doğacak bebeğin, babanın genetik yapısına bağlı olarak (heterozigot veya homozigot) yüzde 50 veya yüzde 100 Rh (+) olarak dünyaya gelmesi durumunda kan uyuşmazlığı ortaya çıkacaktır. Annenin Rh (-), babanın Rh (+) olduğu her durumda genel olarak bilinen, klasik "kan uyuşmazlığı" veya "Rh uyuşmazlığı" olduğu var sayılır. Doğan bebek Rh (+) ise, bebeğin kanının çok az miktarlarda dahi olsa annenin kanına karışması, anne açısından tehlikeli bir durum ortaya çıkaracaktır. Çünkü annenin bağışıklık sistemi kendi kırmızı kan hücrelerinden farklı olan bebeğin kırmızı kan hücrelerine karşı antikor denilen maddeler oluşturur. Annenin antikorları ikinci gebelikte plasentadan bebek dolaşımına geçerek kan hücrelerini öldürmeye başlar. Geçen antikor miktarına bağlı olarak bebeğin anne karnında kansızlığa bağlı kalp yetmezliği ve buna bağlı ölüm riski o ölçüde artış gösterir.  

TEŞHİS VE TEDAVİ:

Teşhis için doğum öncesinde anne ve babanın kan gruplarının bilinmesi ve annenin daha önce bir gebeliği, bu gebeliğinde kan uyuşmazlığının olup olmadığı, varsa doğum sonrası kan uyuşmazlığına yönelik tedavi alıp almadığı bilinmelidir. Kırmızı kan hücreleri bir kez uyarıldığında durdurulamaz bir biçimde antikor ürettiğinden bu uyarılmanın hiç ortaya çıkmamasını sağlamak gereklidir. Bu nedenle Rh (-) olan her anne adayı, hamilelik sürecinin başında anti-Rh antikorlar açısından araştırılmalıdır (İndirekt Coombs Testi). Bu uyarılma işlemi ilk doğumda yüzde 1 oranında ortaya çıkar. Bu arada her uyarı doğumla birlikte ortaya çıkmaz. Yanlış kan nakli, kan bulaşmış cerrahi aletler ve enjeksiyona bağlı olarak da meydana gelebilir.   Aşağıda sıralanan koşullara uyulması kan uyuşmazlığında ciddi sorunların ortaya çıkmasını önlemekte etkilidir:
  • Gebelik başlangıcında eşlerin kan grupları tespit edilmeli.
  • Anne ve baba adaylarında Rh uyuşmazlığı varsa indirekt coombs testi uygun aralıklarla uygulanmalı.
  • Gerekli görüldüğü takdirde ilk gebelikte 28. haftada erken korunma iğnesi (Rh hiper immün globulin) yapılmalı.
  • Bebeğin kan grubu Rh pozitif ise; sonraki bebekleri korumak için antikor üretimini engelleyecek Rh hiperimmunglobin enjeksiyonu doğumdan sonraki 72 saat içinde yapılmalı.
  • Annenin duyarlı hale gelmiş olması bebeği riske sokar. Bu nedenle gebeliğin ilerleyen aylarında kandaki antikor düzeyleri kontrol edilmeli. Antikor düzeyi yüksekse, özel testlerle bebeğin sağlığı mutlaka bir perinatoloji kliniğinde takip edilmeli ve uygun tedavi yapılmalı.
  • 3 aydan büyük düşük vakalarında immunglobulin uygulaması tam doz yapılmalı. İlk 3 ay içinde 6-8 haftadan sonra ceninde kırmızı kan hücreleri oluşmaya başladığından düşük doz hiperimmünglobulin (koruyucu iğne) yapılması uygun olmaktadır.
  • Tıbbi nedenlerle veya isteğe bağlı olarak kürtajlarda Rh hiperimmunglobulin müdahaleden önce uygulanmalı, operasyon mümkünse vakum ile yapılmalı.
  Önerilen Branşlar: Aile Hekimliği, Kadın Hastalıkları ve Doğum, Perinatoloji, Hematoloji
Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

yükleniyor
yukarı çık