Dünyada olduğu gibi ülkemizde de sık görülen ve bir beyin-damar rahatsızlığı olan inme (felç), kişilerde ölüme ya da kalıcı hasarlara yol açabiliyor. İnme geçirirken veya inme geçiren bir kişinin yanındayken, tereddütsüz en kısa sürede hastaneye başvurulması gerektiğinin altını çizen Acıbadem Atakent Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Murat Aksu, Bu noktada dakikalar bile çok önemli olduğundan, bazı şeylerin geri dönüşü olmayabilir. O nedenle en geç dört saat içinde tedaviye başlanmış olmalı” diyor.

İnmede erken müdahale hayat kurtarıyor! İlk 4 saat kritik

Hem yaşamı hem yaşam kalitesini ciddi biçimde tehdit eden inme, beyin-damar rahatsızlıkları içerisinde dünyada en çok fonksiyon kaybına neden olan sağlık sorunlarının başında geliyor. En son TÜİK’in (Türkiye İstatistik Kurumu) yaptığı bir çalışmaya göre, Türkiye’de beyin damar rahatsızlıkları nedeniyle hayatını kaybeden kişilerin sayısı 2013 yılında 35 bin 977 iken, 2014 yılında 37 bin 403 olarak ifade ediliyor. 2013’te bu rakamların 16 bin 219’u erkek, 19 bin 758’i kadınken; 2014 yılında 16 bin 632’si erkek, 20 bin 771’i kadından oluşuyor.

Duyularda hasar bırakıyor

Hayati riski bulunan inmenin sonuçları bununla sınırlı değil. Beyinde damar tıkanması veya kanama sonucunda beynin işlevlerinin kaybına neden olan inme, kol veya bacaklarda kuvvet veya duyu kayıplarına, görme, konuşma bozukluğu ve denge kaybı gibi sonuçlara da yol açabiliyor. Prof Dr. Murat Aksu, inmeye sebep olan şeyleri ise şöyle açıklıyor: “Yüksek tansiyon, şeker ve kolestrol yüksekliğinin yanı sıra sigara, aşırı alkol tüketimi, kalp kapak ve ritim bozuklukları ile genetik faktörleri en önemli risk faktörleri olarak sayabiliriz.”

İnmenin önlenmesinde sağlıklı yaşama dikkat çeken Prof. Dr. Murat Aksu, herkese kesinlikle sigarasız, alkolsüz ve hareketli bir hayat öneriyor. Düzenli egzersizler yaparak kişinin olası bir inmeden kendini koruyabileceğini söyleyen Prof. Dr. Murat Aksu, özellikle kan basıncının kontrol altında tutulmasının hayati bir öneme sahip olduğunu belirtiyor.

Kısa süreli ataklara dikkat!

İnmelerin öncesinde yaşanan geçici ‘iskemik atak’lar, olası inmenin ilk habercisi. Prof. Dr. Murat Aksu, bu geçici iskemik atakların genellikle bir saatten daha kısa sürdüğünü söyleyerek, bu ataklar sırasında görme kayıpları, konuşma veya bellek bozuklukları, kuvvet veya his kusurları görülebileceğini söylüyor. Bir süre sonra belirtilerin düzeleceğini anlatan Prof. Dr. Murat Aksu, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Ancak bu kısa süreli ataklar, kalıcı inmenin bir ön belirtisi olabilir. Bu nedenle bu küçük ve kısa süreli geçici ataklar önemsenmeli ve tedbir alınmalı.”

Düşmanınızı önceden tanıyın

Özellikle damar tıkanması sonucu olan inmelerde erken tedavi çok önemli. Prof. Dr. Murat Aksu, aslında inme başladıktan sonra ilk 4-6 saat içinde uygulanacak tedavi ile damar tıkanması sonucunda olan inmeleri iyi bir şekilde tedavi etmenin mümkün olduğunu vurguluyor. Bu nedenle konuşma bozukluğu, görme kaybı, kol-el-bacakta kuvvet kaybı gibi inme belirtilerini bilmek ve belirtiler başladıktan sonra kısa sürede, bu tedavilerin uygulanabileceği bir sağlık merkezine başvurmak büyük önem taşıyor.

 

İnmeye ‘dur’ deyin!

  • Sigara ve alkolden uzak durun.
  • Tansiyonunuzu ve şekerinizi kontrol altında tutun.
  • Düzenli egzersiz yapın ve hareketli bir yaşam tarzına sahip olun.
  • Ailede inme öyküsü var ise tıbbi kontrollerinizi yaptırın.
  • Geçici ataklarınız varsa, mutlaka nörolojik muayene yaptırın.

 

Suyun ve doğru beslenmenin önemi 

Doğru beslenme alışkanlığı, fiziksel aktivitenin artırılması, hipertansiyon ve kalp hastalığının düzenli kontrolü ile obeziteyi önleyecek stratejiler geliştirmek gereklidir. Bol bol su içilmesi önerilir. Devam eden bir hastalık mevcut ise hergün kontrol edilmelidir. Aritmisi olan hastalarda inme riski yüksek olduğu için farkındalık ve önlem çok önem taşır.

 

CEVAP VER

Lütfen Yorumunuzu Giriniz
Adınızı giriniz