Göğüs kafesinde içe çöküklük (kunduracı göğsü) ya da dışa doğru çıkıntıya neden olan (güvercin göğsü) ‘pektus deformiteleri’nin kapalı cerrahiyle tedavisinde ‘dünyayı eğiten’ Türk cerrah şimdi de hasta ve yakınları için dernek kurarak onların birbirlerini “eğitmesini” amaçlıyor. Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Yüksel, pektus deformitesi tedavilerinin son teknolojik gelişmeler sayesinde hem kolaylaştığını hem de daha başarılı sonuçlar verdiğini söyledi ve “Biz de klinik olarak en yeni tedavileri bugüne kadar yaklaşık bin 500 hastada uyguladık. Şu anda bu alanda Yunanistan ve hatta İngiltere’nin de önündeyiz” dedi.

UZAKTAN ANINDA BİLGİLENDİRME

Hasta ve yakınlarıyla beraber 1 milyon kişinin pektus defromitelerinden mustarip olduğuna değinen Prof. Dr. Yükseli hasta derneği ihtiyacının buradan doğduğunu vurgulayarak “Türkiye’de yaklaşık 320 bin pektus hastası var. Aileleriyle beraber bu sayı 1 milyonu aşıyor. Artık hastaların tedavi alabilecekleri merkeze gelmeden de tedavi şanslarının olup olmadığını kolay yoldan öğrenmeleri mümkün olacak. Hastaların uzmanlara en hızlı şekilde ulaşmasını sağlamak asıl amaç. Ayrıca dernek platformundaki eski hastalar, deneyimli hekimler ve hasta yakınları, yeni hasta ve hasta yakınları ile bilgi alışverişi gerçekleştirerekonlara kılavuzluk edebilecek. Hastalar hem tedavilerle ilgili en yeni gelişmelere anında ulaşabilecek, hem de birbirlerinden psikolojik destek de alacak. Tedavi sonrası düzenli takibi gereken binlerce hastamızın haftada bir gün yaptığımız polikliniklere ulaşması, hastalıkla ilgili detaylı bilgiyi de 5-8 dakikalık muayenede almaları imkansızdı. Artık derneğimizin web sitesi ve telefonlarından veya sık sık düzenlenecek toplantılarda bu bilgilere kolaylıkla erişebilecekler. Derneğin yapacağı aktivitelerle, hasta ve hasta yakınları eğitilecek, merkezde hizmet verecek pektus konusunda eğitimli uzmanlar da 24 saat telefonla bilgilendirme sağlayacak” diye konuştu.

YERLİ MALI ÇELİK BAR’IN MUCİDİ

Pektus defromiteleri, fiziki görünümün yarattığı olumsuz psikolojik etkilerinin yanı sıra bazen kalbe bası olması sebebiyle düzensiz nabız erken yorulma, çeşitli kalp problemlerine de yol açıyor. Pektus hastalarının çoğu, ya yıllardır nerede tedavi olacaklarını bilmiyordu ya da uygun tedaviye ulaşmakta zorlanıyordu. Ancak son yıllarda geliştirilen yeni cerrahi teknikler ve protezler sayesinde artık bu hastalar başarılı bir şekilde ameliyat edilebiliyor ve çok kısa sürede normal görünümlerine kavuşuyor. Üstelik Türk cerrahlar, pektus ameliyatlarını dünyaya öğretecek düzeye geldi. Prof. Dr. Mustafa Yüksel, pektus deformiteleri konusunda sadece Türkiye’de değil, dünyada sayılı isimler arasında yer alıyor. Bu alandaki cerrahi yöntemlerin mucidi Nuss ve Abramson’dan bile daha fazla vakaya ulaşan isimlerden biri olan Prof. Dr. Yüksel, şimdiye dek Fransa, İngiltere, Almanya, Hollanda, Belçika, Avusturya, İsviçre, Brezilya, Güney Afrika, Portekiz, Rusya ve Kuveyt’ten davet aldı ve buralarda meslektaşlarına bu teknikleri öğretti. Üstelik Prof. Dr. Yüksel, kunduracı göğsü tedavisinde kullanılan çelik barları tamamen kendi geliştirerek “yerli malı” protezleri de dünyaya tanıtmış oldu. Yüksel, “Tüm dünyada genellikle Amerikan malı barlar kullanılır. Biz bir yandan da bu tekeli kırmak için uğraşıyoruz. Bizim geliştirdiğimiz medikal barlar hem cerrah hem hasta açısından daha avantajlı” dedi.

HASTALAR EN ÇOK PSİKOLOJİK SORUNLARLA UĞRAŞIYOR

Göğüs duvarı deformitelerinin erkeklerde 6 kat daha fazla olduğunu belirten Prof. Dr. Mustafa Yüksel, hastaların yaşadığı sıkıntıları ise şöyle özetliyor: Pektus ekskavatum (içe doğru çöküntü) 300 doğumda bir, pektus karinatum (dışa doğru çıkıntı) bin doğumda bir görülüyor. Birincisinde, kalp ve akciğerlere baskı sebebiyle hastaların yüzde 10’unda erken yorulma ve düzensiz kalp atışı söz konusu. Ancak tüm pektus hastalarının yaşadığı sıkıntıların başında fiziki görünüm nedeniyle oluşan psikolojik olumsuzluklar var. Her iki hasta grubunda da özellikle ergenlik çağında ortaya çıkan, hafiften ağıra kadar uzanan psikolojik bozukluklara rastlanır. Çocuklar kendilerini toplumdan izole ederek içe kapanık bir hayat yaşamaya başlarlar. Bu da sosyal yaşamdan eğitim hayatına kadar her şeyi olumsuz etkiler.

CEVAP VER

Lütfen Yorumunuzu Giriniz
Adınızı giriniz