Web sitemize hoşgeldiniz, 27 Temmuz 2017

Romatizmal Hastalıklar ve Üveit

Romatizmal Hastalıklar ve Üveit

Romatizmal hastalıklarda göz tutulumu, oldukça sık olup romatizmal hastalığın ilk belirtisi olabileceği gibi hastalığın ortaya çıkışından ve tanısının konmasından sonra da gelişebilir. Çeşitli hastalıklarda benzer göz bulguları ortaya çıkabileceğinden hastalığın hikayesinin detaylı değerlendirilmesi, göz bulgularıyla sistemik hastalık arasındaki ilişkinin kurulması açısından son derece önemlidir. Romatizmal hastalıkların bir kısmında sistemik hastalığın tedavisi göz bulgularının düzelmesi için yeterlidir, bir grup hastalıkta ise gözdeki hastalığın ilave ilaçlarla ayrıca tedavisi gerekmektedir.

Seyri sırasında  üveit gelişebilen romatizmal hastalıklar arasında; Behçet Hastalığı, Ankilozan Spondilit, İnflamatuar Bağırsak Hastalığı, Psöriatik Artrit (Sedef Romatizması), Sistemik Lupus Eritematozus, Sjögren Sendromu, Romatoid Artrit, Temporal Arteritis, Wegener Granülomatozis, Poliarteritis Nodosa, Relapsing Polikondritis ve daha nadir görülen diğer hastalıklar yer almaktadır. Çocuk hastalarda ise çocukluk çağı romatizması olarak bilinen juvenil idiopatik artrit kronik seyirli ön üveite yol açabilmektedir. Romatizmal hastalıklarda üveit tablosu hastalığın semptomlarına öncülük ederek, hastalığın şiddetinin bir göstergesi olabilir. Üveitin kontrol altına alınmadığı olgularda görmede azalma ve körlük oluşabilir.

Üvea tabakası gözün damardan zengin ve pigment hücreleri (melanosit) içeren tabakasıdır. Gözün içinde yer alan dokuların beslenmesini sağlar. Önden arkaya doğru iris, siliyer cisim ve koroidden oluşmaktadır. Üveal tabakasının iltihabı üveit olarak bilinir ve her yaş grubunu etkileyen bir oküler hastalıktır. Çeşitli sınıflamalar kullanılarak tanımlanır. Yerleşim yerine göre 3 grupta sınıflandırılır.

a) Ön üveit: Gözün ön kısmında yer alan üveal dokunun (iris ve siliyer cisim) etkilendiği duruma denmektedir (Resim 1). İritis veya iridosiklit ismide  verilmektedir. Ön üveit gelişen hastalarda gözde kızarıklık, ağrı, ışık hassasiyeti, siyah noktalar görme (uçuşma) ve görmede hafif-orta dereceli azalma belirtileri olur. Resim 2 ön üveiti olan bir hastanın iltihabını gösteren mikroskobi resmi.Tedavisinde kortizon içeren damla ve göz bebeğinin yapışmasını engellemek amacı ile göz bebeğini büyüten ve siliyer kası gevşeten damlalar kullanılmaktadır.

b) Orta Üveit: Siliyer cisimin inflamasyonu ise intermediyer veya orta üveit olarak adlandırılmaktadır. Uçuşma ve görmede hafif-orta dereceli azalma belirtileri gözlenir.
c) Arka üveit: Koroidin etkilendiği tablo ise arka üveit olarak adlandırılmaktadır (Resim 3, 4). Ancak koroid bölgesinin haricinde arka üveit sadece retina tabakasında veya görme sinirinde de inflamasyon ile kendini gösterebilmektedir. Arka üveitte hastada önemli ölçüde görme azalması ve uçuşma belirtileri görülür.

Gözün önden arkaya tüm üveal dokularının etkilendiği üveit tablosuna ise panüveit adını vermekteyiz. Arka ve panüveitin tedavisinde sistemik kortikosteroidler (damar yoluyla veya ağızdan) ve immünosupresif ajanlar verilmektedir. Üveitlerde kortizon veya immünosupresif ajanları kullanmadan önce üveitin herhangi bir enfeksiyona bağlı olmadığından emin olmamız gerekmektedir.

Üveit tedavisinde başarıyı arttıran en temel faktörler erken teşhis, düzenli takip, uyumlu hasta hekim ilişkisi ve doğru tedavidir. Bu şartlar sağlandığında çoğu kez gözdeki tablo kontrol altına alınabilir. Tedaviye geç kalınan durumlarda hastalık ilerler ve iltihap nedeniyle göz bebeğinde şekil bozuklukları, korneada kalsiyum birikmesi, katarakt, göz tansiyonu yükselmesi, gözün arkasında maküla ödemi (sarı noktada su topalması), retina ve/veya koroidde skar, yeni damar oluşumu ve görme sinirinde atrofi meydana gelebilmesi gibi kalıcı yan etkiler bırakabilir. Resim 5 de sık ön üveit geçiren bir hastada göz bebeğindeki yapışıklık görülmektedir. Üveit akut ataklar şeklinde gelip giden formda olabileceği gibi kronik yani sürekli devam eden formda da olabilmektedir. Tekrar eden akut üveit atakları veya kronik üveit tedavi edilmediğinde görme kaybına neden olabilmektedir.

Romatizmal hastalıklarsa ortaya çıkan üveitin  yalnızca gözü ilgilendiren bir hastalık olmadığı akılda tutulmalıdır. Hastalığın tekrarlayıcı veya kronik süreçli bir göz sorunu olduğu bilinmelidir. Bu nedenle üveitin tedavisinde üç ana hedeften söz etmek gerekir. Birinci hedef üveit atağının hızlı bir şekilde kontrol edilmesidir. İkinci hedef tekrarlamaların olduğu hastalarda atakların engellenmesidir. Üçüncü hedef ise tedavi ile ataksız olarak 2 yıl gibi bir süre sağlanan hastalarda, tedavinin kesilmesi ile hastalığın bir daha tekrarlanmamasının sağlanmasıdır.

Etiketler:

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz

webmaster wordpress site analiz seo analiz