Wegener granülomatozu, orta yaşlarda daha sık olmak üzere hemen her yaşta görülebilen, nedeni bilinmeyen, küçük ve orta çaplı damarların iltihabına bağlı olarak gelişen, kronik seyirli bir hastalıktır. Kalıtsal hastalıklar arasında sayılmamakla birlikte, genetik olarak hastalığa yatkın bireyler sözkonusudur. Genetik yatkınlık zemininde veya tesbit edilebilen bir genetik yatkınlık olmaksızın, antitiroid ilaçlar gibi bazı sık kullanılan ilaçlar, silika tuzlarına maruziyet, bakteriyel uyaranlar gibi çevresel tetikleyici etkenlerin katkısıyla ortaya çıkar. Hastalık, bağışıklık sisteminin, vücudun çeşitli doku ve iç organlarını yabancı gibi algılayarak, bu doku ve organları hedef alan iltihabi reaksiyon başlatması ile ortaya çıkar. Kulak-burun-boğaz bölgesi olarak bilinen üst solunum yollarında, kronik, antibiyotiklere yanıtsız iltihap bulguları ile yıllarca bu bölgeye sınırlı kalarak seyredebilir. WG tanısı, çoğu zaman yıllar sonra, burunda iyileşmeyen kabuklanma, burun kemerinde çökme, işitme kaybı, soluk borusu daralması gibi kalıcı hasar bulguları ortaya çıktığında konulur. Hastalık, uzun yıllar üst solunum yollarında tutulumla seyrederken, günün birinde, ateş, kilo kaybı, deri döküntüleri, gözlerde kanlanma, eklemlerde iltihap bulguları gibi sistemik damar iltihabı belirtileri ortaya çıkabilir. Hastalığın şiddeti, hangi doku ve organın hangi şiddette tutulduğuna bağlıdır. Hafif, orta şiddette ve şiddetli bir hastalık başlangıcı olabilir. Hastalığın erken tanısı, tedavisi ve düzenli takibi büyük önem taşır. Tedavisi, bağışıklık sisteminin farklı mekanizmalarla baskılayan ilaçlarla yapılır. Tedavinin temel hedefi, iltihabın doku ve iç organlarda kalıcı hasara yol açmasını engelleyebilmektir. İlaç tedavisi, hastalık bulguları dikkate alınarak, doz ayarlamaları yapılarak uzun yıllar sürdürülür. Hastalık, tedavi altında iyilik ve alevlenme süreçleri ile seyreder. Hastalık bulguları, bazen tedavi altında bile alevlenebilir. Standart tedavilere dirençli hastalarda, son yıllarda, bağışıklık sisteminin belirli hücrelerini hedef alan, yüksek teknoloji ürünü biyolojik ilaçlar ile başarılı sonuçlar elde edilebilmektedir. Bununla birlikte, hastalığı tamamen ortadan kaldıran bir tedavi mevcut değildir. WG’de, nüks potansiyeli diğer damar iltihaplarına kıyasla nisbeten yüksektir. Bu tür durumlarda, ilaç dozları arttırılabilir veya ilaç değişiklikleri yapılabilir. Üst solunum yolu tutulumu genellikle kronik ve bazı olgularda tedavilere dirençlidir. Hayat boyu süren bu hastalık ve kullanılan ilaçlar yaşam kalitesini çeşitli derecelerde etkileyebilmektedir. Hastalığın, konusunda uzman hekimlerce, güncel tedavi uygulamaları ve yakın takibi ile hastalık seyri her zaman daha yüz güldürücü olmaktadır.

CEVAP VER

Lütfen Yorumunuzu Giriniz
Adınızı giriniz