Nefrotik Sendrom Nedir? Nedeni, Belirtileri, Tedavisi

Nefrotik Sendrom Nedir? Nedeni, Belirtileri, Tedavisi

Nefrotik sendrom, böbrekte süzme işlemini gerçekleştiren nefronlardaki bariyer sisteminin bozulması sonucu eritrosit kan hücreleri ile proteinlerin idrara geçmesi sonucu aşırı protein kaybı oluşmasına neden olan bir hastalıktır.

Nefrotik sendrom sonucu kanda albumin düzeyi azalır, kolesterol ve yağ düzeyleri artar, vücutta yaygın şişliklerle seyreden kronik bir tablo oluşur. Çocukluk çağında sık görülebilen bir glomerüler hastalıktır.  

NEDENİ VE BELİRTİLER:

Böbreğin anatomik en küçük ünitesi olan nefronlarda eritrosit kan hücreleri ve proteinlerin idrara geçmesini engelleyen bir bariyer sistemi mevcuttur.

Nefrotik sendromda temel neden, bu bariyer sisteminin bozulması sonucu böbreğin proteini damar içinde tutamamasıdır.

Normalde idrarda protein atılımı çok az miktardadır. İdrarla atılan protein arttıkça kandaki albumin seviyesi azalır, bu da damar içindeki sıvının dışarıya sızmasına neden olur.

Nefrotik sendrom bazen üst solunum yolu veya bağırsak enfeksiyonlarını takiben ortaya çıkabilir. Genetik nedenli olanlarda ise bebeklik döneminden itibaren vücutta şişlikler başlar ve daha zor seyreder.

Kadınlara nazaran erkeklerde daha fazla görülür. Yeni doğan bebeklerde oluşma nedeni, anneden bulaşan enfeksiyonlardır.

Nefrotik Sendrom belirtileri

Çocuğun çok az idrara çıkması hastalığın ilk belirtilerindendir. Köpüklü idrar, iştah azalması, yüzde ve karın bölgesinde şişlikler, bacaklarda, göz kapaklarında şişlik, sık görülen diğer belirtiler arasındadır.

Normal koşullarda ödem oluşumunu engelleyen ana güçlerden bir tanesi vücut proteinleridir. Hastalıkla birlikte vücuttaki proteinlerin azalması, ödem oluşumuna neden olmaktadır. Ödem genelde ayak bileği, bacaklar, göz çevresinde yoğunlaşır.  

Doktor önce fizik muayene yapar ve hastanın şikayetlerini değerlendirir. Aile öyküsü, bulgular önemlidir. Nefrotik sendrom teşhisinde kan, idrar tahlilleri ile böbrek biyopsisi önem kazanır.

İdrarda protein kaçağı esas tanı koydurucu tetkiktir. Protein kaçağının tespiti 24 saatlik idrarın toplanması ile belirlenir (idrar toplanmasının zor olduğu küçük çocuklarda porsiyone idrar miktarı tayin edilir).

Hastaların yüzde 15-30’unda idrarda kan (mikroskopik hematüri) görülür. Gözle görülen kanama (makroskopik hematüri) çok sık değildir. Ayrıca hemogram, serum elektrolitleri, kan lipitleri ve serolojik testler tanıda yardımcıdır.

Eskiden böbrek biyopsisi nefrotik sendrom tanısı alan hastalara kesin olarak yapılsa da günümüzdeki görüşler, hasta başlangıç tedavisi olan steroid tedavisine olumlu yanıt verirse biyopsi yapılmaması yönündedir.

Böbrek biyopsisi genellikle steroide yanıt vermeyen hastalarda, steroid dışı tedavi verilmesi planlanan hastalarda ve nedeni bilinmeyen nefrotik sendromun genel özellikleriyle bağdaşmayan bulguları olan hastalarda önerilmektedir.

Nefrotik Sendrom tedavisi

Nefrotik sendrom tanısı konulduktan sonra esas olan altta yatan böbrek hastalığının tespit edilmesidir. Vücutta oluşan ödemleri en aza indirmek ya da yok etmek için idrar söktürücüler kullanılır.

Nefrotik sendromda altta yatan hastalığa yönelik özel tedavi planı yapılır. Destekleyici tedavi yaklaşımlarının yanı sıra altta yatan hastalığa yönelik spesifik tedavi planlamaları da yapılır.

Neden ne olursa olsun tuz kısıtlaması, değişik düzeylerde protein kısıtlaması, idrarla protein kaybını azaltacak ilaç düzenlemeleri, kolesterol düşürücüler, pıhtılaşma bozukluklarını engellemeye yönelik tedaviler başlıca destekleyici tedavilerdir.

Altta yatan hiçbir nedenin bulunamadığı primer nefrotik sendromlarda ise başlıca kortikosteroidler ve bağışıklık sistemini baskılayan ilaçlar kullanılmaktadır. Hastalığın tanısında ve tedaviye yanıtı değerlendirmede idrarla kaybedilen protein miktarı önemlidir.  

Önerilen Branşlar: Aile Hekimliği, Üroloji, Nefroloji, Çocuk Ürolojisi, Çocuk Nefrolojisi

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

yükleniyor
yukarı çık